Edebiyat Deyince Edebiyat_Deyince24 Kasım Öğretmenler GünüAbdülkadir GülerAl YazmalımAv İzindeBinlerce SusamBulutlar PusudaÇanakkale İçindeÇekirgelerCeylan GözlümFoto AlbümKüçük AdamlarMustafa Kemal YılmazNazlı ÇiçeğimÖmür GeçintisiRahatlamakSaatiniz Kaç?Senin İçinÜçüncü Günün ÖğlesiYaşar Çağbayır

24 Kasım Öğretmenler Günü

EDEBİYAT DEYİNCE

EDEBİYAT DEYİNCE

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

GÜNAYDIN ÖĞRETMENİM

İYİ Kİ DOĞDUN SARI YILDIZ

GÜNAYDIN ÖĞRETMENİM

23.11.1986
Endişenin sıkıntısı yürüyor damar damar kanımda. "Acaba?" diyorum, düşündüklerimi yazabilecek, sana, bütün kalbimle: "Günaydın öğretmenim!" diyebilecek miyim?

Çünkü sen, aşağı yukarı, bütün değerlerin en azizisin. Doğruluk, seninle anlam kazanır. İyilik, seninle dal budak salar, gümrahlaşır, büyür. Anadilim, seninle güzelleşir. Vatan, toprak olmaktan çıkar seninle, sen anlattıkça, kutsallaşır. Sen, henüz yolun başında bulunan, kimlik sahibi bile olmayanlara, adınısanını öğreten, ona ün kazandıransın. Verdiğin bilgiler, oylum oylum duygular, bana satır satır, cümle cümle yurdumu, milletimi, özümü öğretir. Yurdumun her karış toprağında, nereye baksam, hangi yöne gitsem, bir gerçeğin hayâli gibi netleşir, bana yol gösterir, kılavuz olursun.

Şimdiye kadar, herkes, her şeyi söyledi. Şimdi ben, bir kere daha, söylenmişi tekrar etmek istemiyorum. Zira biliyorum ki, renklere sihrini veren, açıktan koyuya, basitten karmaşığa kadar bütün çiçeklere sinen, dört mevsimle birlikte kâh ağlayan, kâh gülen, kâh neşelenen, kâh kederlenen, uzayda nice bilinmezliklerle yarışan, yalnız sensin! Sen olmayınca, hiçbir anahtar, hiçbir kilide uymaz. Paslı kapılar açılmaz. Bu, ne demektir, bilirim.

İşte o zaman, bütün ışıklar söner. Oda, sokak, cadde derken, meydan meydan bütün şehirler kararır, dünya anlamsızlaşır. Yani sevginin yerini öfke, mutluluğun yerini umutsuzluk, bilginin yerini cehalet alır. Ben, böyle bir dünyada yaşamak istemem. Haklı değil miyim?

Halbuki öğretmenim, yukarıda da söylediğim gibi, seninle güneş, her sabah bu güzelim dünyaya, bıkıp usanmadan, kim bilir kaç asırdır bilinmez, daima "Merhaba!" diyor. Seni de aydınlatan güneş, kâh dağ başında, kâh şehir merkezinde bir okulda, kız ya da oğlan, binlerce öğrencinin yüzüne tebessümler konduruyor. Görüyorum, hissediyorum: Sen, bir kere daha yüceliyor, gönüller fethine çıkıyorsun. Bu sonsuz koşu, hiç bitmesin isterim.

Çünkü: Sevgiye, mutluluğa, bilgiye seninle doyuyor, gönlümü sıkan, damar damar kanımda yürüyen, büyüyen endişelerin topuna, seninle meydan okuyorum. Bu, az şey midir?
Öyleyse:
"Günaydın öğretmenim!"
"Günaydın öğretmenim!"
"Günaydın!"

Oyhan Hasan BILDIRKİ

24 KASIM'LARDA HATIRLANMAK... YETER Mİ?

ANLAYANA İLAÇ:
Öğretmene bakacak yüzümüz yok!


EĞİTİM sisteminin temel taşı konumunda bulunan öğretmenler,
"Öğretmenler Günü" nü yoksulluk sınırının hayli altında kalan ücretleri ile bir kere daha buruk ve hüzünlü bir şekilde geçiriyor. Yapılan araştırmaya göre Türkiye, İspanya, Danimarka, Almanya, İrlanda, Portekiz, İsveç, Hollanda ve Yunanistan'a göre öğretmenlerin en fazla çalıştığı,en az para kazandığı ülke.

Öğretmenler Günü bugün kutlanırken öğretmenin durumu iç burkucu... Türk öğretmeni Avrupa'da 'en fazla'çalışma rekorunu kırarken bir başka 'rekora'daha imza atıyor: En az para kazanan meslek..

Bugün Öğretmenler Günü kutlanacak ve yetkililer öğretmenleri övücü sözler söyleyecek. Ancak öğretmenlerimizin durumu tek kelime ile "perişan:" Türk öğretmeni Avrupa'da en 'fazla'çalışma rekorunu kırarken aynı zaman da en 'az'kazanma rekoruna imza atıyor...Eğitim-Sen, Avrupa Birliği (AB) üyesi 8 ülke ile Türkiye'deki öğretmenlerin yıllık çalışma saatleri, yıllık gelirleri ve saat başına aldıkları ücretleri karşılaştıran araştırma yaptı.

Araştırma uyarınca Türkiye, İspanya, Danimarka, Almanya, İrlanda, Portekiz, İsveç, Hollanda ve Yunanistan'a göre öğretmenlerin en fazla çalıştığı ülke. Türk öğretmenler yılda toplam 1816 saat çalışırken, İrlandalı öğretmenler yılda 915 saatle Avrupa'nın en az çalışan eğitimcileri.

İsveçliler ise yılda 1800 saatlik mesaiyle Türkiye'den sonra en fazla çalışan öğretmenler. Ancek en para kazanan da onlar. Türkiye ve 8 AB ülkesinde öğretmenlerin yıllık toplam çalışma süreleri şöyle:

Karşılaştırmalı ücretler

Aynı araştırmada, ilköğretim okulları ile devlet liselerinde göreve yeni başlamış ve 15 yıl görev yapmış öğretmenlerin yıllık toplam maaşları da karşılaştırıldı. Almanya yılda 38 bin 412 dolarla ilköğretime başlangıç ücreti en yüksek ülke olurken, Türkiye ise 6 bin 358 dolarla en az ücret verilen ülke çıktı.

Yine Almanya'da 15 yıldır görev yapan bir eğitimcinin yıllık toplam geliri 46 bin 459, Yunanistan'da da 24 bin 668 dolar iken, Türkiye'de ise bu rakam sadece 7 bin 191 dolar. Araştırmada, Türkiye'de son 10 yılın ortalama öğretmen maaşı ile 4kişilik bir ailenin ortalama aylık giderleri (gıda, kira, ulaşım, yakacak, elektrik, su, haberleşme, giyim, eğitim, sağlık, iletişim, kültür) de karşılaştırıldı.

002 yılında ortalama 551 milyon TL maaş alan bir öğretmenin, 4 kişilik bir ailenin zorunlu giderleri olan 1 milyar 54 milyon lirayı (yoksulluk sınırı) karşılama oranı yüzde 52 iken, bu oran 2005 yılında yüzde 45'e geriledi.

Ek iş

Aynı sendika tarafından 8 büyük ilde çalışan 4 bin öğretmen arasında yapılan bir başka araştırmaya göre de Türkiye'deki öğretmenlerin yüzde 8.5'i ek işte çalışıyor. Ek iş yapan öğretmenlerin yüzde 67'si kendi alanında, yüzde 33'ü ise alanı dışında iş yaparken, öğretmenlerin yüzde 63'ünün de eşleri çalışıyor.
24 Kasım 2005 Perşembe

malay.jpg

AYDIN VALİSİ MUSTAFA MALAY
Bilimin zenginliğini,sanatın inceliklerini, yaşamın gizlerini veren tükenmez kaynaktır öğretmen.

Mücadele(Özel)-
Vali Mustafa Malay 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.Mesajında "Öğretmenler toplum binasının en büyük mimarıdır" diyen Vali Malay'ın mesajı şöyle;"Saygıdeğer Öğret menlerimiz,Modern Türkiye'nin kurucusu Büyük Önder Atatürk,24 Kasım 1928'de Başöğretmenliği kabul ederek Milli Eğitimin öncüsü ve sembolü olmuştur. Bu tarihi günün "Öğretmenler Günü" olarak kabul edilme sinin de ayrı bir anlamı ve değeri vardır.24 Kasım günleri,Büyük Türk Milleti'nin geleceğine tutulan eğitime şalesinin en parlak kıvılcımı olduğu kadar,Türk Öğretmeninin birlik,beraberlik ve mutluluk yolunda birleşmesinin en önemli göstergesidir.
Öğretmenlik,gücünü sevgiden alan kutsal bir meslektir. Sevginin yapıcı değerini öğretmenin dilinde, gönlünde,alın terinde görürüz. Milli Eğitim meşalesini sürekli kılan, canlı tutan kıvılcım,öğretmendir.Bilimin zenginliğini, sanatın inceliklerini, yaşamın gizlerini veren tükenmez kaynaktır öğretmen.
Öğretmen,toplum binasının en büyük mimarıdır. Toplumun bütün taşları,önce öğretmenin elin den geçer. Duvara konmadan önce de son şeklini onun elinden alır. Sağlam bina yapmak istiyorsak, öğretmenlerimizin her sorununa özen göstermeliyiz. Çünkü öğretmen,onurlu yaşamak için çalışmanın,doğruluğunun önemini kavratır. Ailenin, vatanın, milletin,bayrağın kutsallığını,milli ve manevi değerlerimiz korumada üzerimize düşen görevi anlatır.
Değerli öğretmenlerimiz,Sizler,eğitim ordusunun Aydın'da çalışan görevlileri olarak,ilimizin Milli Eğitim ve Gençlik sorunlarını yakından bili yor ve tanıyorsunuz.Bu sorunların çözümünde kararlılık, sabır ve şefkatle duracağınıza, iş birliği ve yardımlaşmaya dönük yorulmak bilmeyen çalışma azminizle onurlu görevinizin üstesinden geleceğinize yürekten inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Başöğretmenimiz Atatürk'ün yolunda yürümekte olanın ve "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller yetiştirmek amacıyla çalışan siz değerli öğretmen arkadaşlarımın "Öğretmenler Günü" nü kutlarken, başta Başöğretmen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üze re vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna şehit olanları da rahmet ve saygıyla anıyorum:"

MÜCADALE GAZETESİ

EN GÜZELİN TARİFİ

Fazilet seninle anlam kazanır
Cumhuriyet seninle ulvîleşir.
Atatürk'üm bile
Sen anlattıkça,
Her gün yeniden doğar;
Ölümsüzleşir!

Hemen dört mevsim
Çevrende binlerce çiçek
Hangisine doyabilirsin?
Sen,
En güzelin tarifi
Öpülesi ellerin sahibi
Öğretmenim.
Asırlardır
Bir türküdür söylenir:
"Ananın birse,
Öğretmenin bindir yavrusu."
Değil mi?

Sen,
Şanlı zaferlerin,
Ulu Önder'lerin
İlmin, fennin, tekniğin
Güzel yurdum,
Türkiye'min
Hamurunda mayasın.
Asırlardır
Bir türküdür söylenir:
"Ananın birse,
Öğretmenin bindir yavrusu."
Değil mi?

Sen,
Aydınlıkta güneşim
Karanlıkta kutup yıldızım.
Sen,
En güzelin tarifi
Öpülesi ellerin sahibi:
Canım öğretmenim!

Oyhan Hasan BILDIRKİ

BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben şâirimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül.
Âşığımın sazında tel
Öpülesi bir el olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Ben öğretmen olmasam diyorum!
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için, millet için, bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen namussun, vicdansın, adaletsin...
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan...
Sen buram buram tüten vatan-sevgisi
Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun
Biz öğretmen olmalıyız kardeşim:
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız...
Biz şairlerimizin mısralarında dil.
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül.
Âşıklarımızın sazlarında tel.
Öpülesi bir el olmalıyız.
BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. .

Mustafa Nejat SEFERCİOĞLU
(Millî Eğitim Dergisi)

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
Son bir ders vereceğim onlara.
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum,
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek,
Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Okulun duvarı çöktü, altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

Ceyhun Atıf KANSU

GECELERİN IŞIKLARI

Siz olmayan güller yetiştiren,
Tomurcuklara gülümseyen sevimli yüzler;
Tüm içtenliğimizle geldik size,
Işık saçın, renk verin,
Solgun yüzlerimize...

Öğretin tarihi, ecdadı, zaferleri
Üç kıtada at oynayan bahadırları...
Uzaya, ay ve yıldızlara ulaşmak için,
Bilgi merdivenleri hazırlayın,
Çiçeklerle süslenen basamaklardan,
Ulaşalım gökyüzüne.

Yine geldik yeni ümitlerle;
Güvenle, öğrenme arzusuyla.
Biliyoruz, yükselirsek vatan da yükselir,
Göklere erer başımız.
Biliyoruz; tarihin, Atatürk'ün yolu sizden geçer.
Bahçenize geldik, solmayan gülleriz biz...
Gülümseyin yeşerelim,
Konuşun tomurcuklar açalım,
Rengarenk olsun bozkırlar, Kıraç topraklar...

Sizler gecelerin ışıkları,
Dikenli yolların yılmayan yolcuları.
Köy, şehir demeden koştunuz,
Serin pınarlarla, yayla rüzgarlarıyla geldiniz.
Doldunuz, heyecan dolu yüreklerimize
Yol gösterdiniz ışık saçtınız
Aydınlandı gönüllerimiz,
Aydınlandı yolumuz.

Gücümüz bilginizle artmakta,
Duygularımız şefkatinizle...
Yeşermekte kıraç toprağımız,
Alınlarımızda yükselecek gururla,
Ayyıldızlı bayrağımız...

Süleyman ÖZBEK

KÖY ÖĞRETMENİ

Ben bir köy öğretmeniyim,
Anlımda ışık,
Gözlerimde nur...
Alıp götürmeyin beni şehirleri
Götürmeyin ne olur.

Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.

Bir köy öğretmeniyim,
Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
Dağlardan daha çok yücedir başım.

Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
Ve gönüllerde büyür vatan...

Göktürk Mehmet UYTUN

ÖĞRENCİLERİME

Ne servet isteriz, ne mevki, ne şan
Bize kuvvet verir, ağaran her tan
Tesellimiz olur, taze bir fidan.
Dugular yürekte nakış, nakıştır.
Sizin varlığınız bize alkıştır...

Bazen gaz lambası, bazen loş ışık,
Gözümüz ezelden buna alışık
Bozkırlar üstünde açan sarmaşık.

Duygu pınarıyla ruha akıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Hep aynı sedalar kulağımızda,
Bilgi demetleri kucağımızda...
Al al gelincikler sancağımızda,

Bu nurlu yollardan göğe çıkıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Yılları bıraktık, çok gerilerde,
Gençlik rüzgarları kalmadı sende
İlim yağmuruyla pek çok siperde,

Emelimiz şimşek, şimşek çakıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Siz solmayan güller, yeşeren dallar,
Ay yıldız üstüne işlenen allar.
Seneler geçse de ayrılmaz yollar,

Tükenmez hazine, sıcak bakıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır...

Süleyman ÖZBEK

Sonraki

Önceki

"Edebiyat_Deyince"deki yazıların fikri sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek veya link verilerek kısmen kullanılabilir. 17 Ekim 2005
Pazartesi