Edebiyat Deyince Edebiyat_Deyince24 Kasım Öğretmenler GünüAbdülkadir GülerAl YazmalımAv İzindeBinlerce SusamBulutlar PusudaÇanakkale İçindeÇekirgelerCeylan GözlümFoto AlbümKüçük AdamlarMustafa Kemal YılmazNazlı ÇiçeğimÖmür GeçintisiRahatlamakSaatiniz Kaç?Senin İçinÜçüncü Günün ÖğlesiYaşar Çağbayır

A. Güler

EDEBİYAT DEYİNCE

EDEBİYAT DEYİNCE

ag_ler.jpg

ABDÜLKADİR GÜLER

"Söke'de çalıştığı süre içinde görevi gereği köyleri ve Söke ovasını bir şair duygu ve görgüsü içinde gezmiş, görmüş ve incelemiştir. Bu izlenimlerini Atatürk'ün Söke'ye gelişi münasebetiyle düzenlenen törende okumuş ve Sökeliler tarafından takdirle karşılanmıştır." (1) sözleriyle değerlendirilen Abdülkadir Güler;
1946 yılında Kızıltepe'nin Esenli Köyü'nde doğdu. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de okudu. Diyarbakır Erkek İlk öğretmen Okulu'nu (1964), Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü (1976), AÜAÖF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü (1992) yıllarında bitirdi.
İlk görevine Kırşehir-Çiçekdağı-Demirli köyünde başlayan Abdülkadir Güler, yurdun birçok il ve ilçelerinde Türkçe öğretmenliği ve idarecilik yaptı. 1985-1993 yılları arasında Söke İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü iken, Ordu-Çamaş İlçe Millî Eğitim Şube Müdürlüğüne atandı. Kendi arzusu ile 1985'te emekliye ayrıldı. Şimdi Söke'de özel bir dersanede yönetici olarak çalışmaktadır.
Evli, üç çocuk ve bir torun sahibi olan yazar, çeşitli edebî yazıları ile 1962'den beri sanat ve kültür alanında görülmektedir. Şiir, eleştiri, deneme, folklor, araştırma ve incelemeleriyle Beşparmak, Tarla, Gülpınar, Size, Millî Kültür, Güney'de Kültür, Adımlar ve Aydınca gibi birçok dergilerin yanında, yerel gazetelerde de yer aldı. Folklor Araştırmaları Kurumu ile İLESAM üyesi olan yazar, Beşparmak dergisinin kurucuları arasında da yer almıştır.
"Yerli ve Yabancı Gözüyle YUNUS EMRE" adlı incelemesiyle 1996 yılında Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce araştırma dalında "Birincilik" ödülüne layık görüldü.
Basılmış Eserleri:
Dicle Köprüsü (Şiirler, Çaba Yayınları, Ankara Basım ve Ciltevi / Ankara-1970)
Harran'da Atatürk Çiçeği (Şiirler, Birinci Baskı: Ekim 1986 Doğruluk Matbaası-İzmir)
Söke Şairleri Antolojisi (Şiirler, Birinci Baskı: Şubat 1990 Doğruluk Matbaası-İzmir)
Yerli ve Yabancı Gözüyle YUNUS EMRE (İnceleme-Araştırma-Derleme, Hür Efe Matbaası-İzmir 1992)
Mardin Folkloru (Gelenekler-Görenekler, Marev Ankara Şubesi Kültür Yayınları-1998 Yorum Basın Yayın Sanayi-Ankara)

Hilâl GÜLER
Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

gelgorbeni_small.jpg

ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

YARINLAR İÇİN

Bir gökkuşağıdır umutlarımız
Düşlerle büyür yarınlar için
Ne kara sevdadır yüreklerde
Bir ünlem vurgusu nasıl, ne biçim
Düşlerle büyür yarınlar için

Bırakın körpe dimağları n'olur
Gönlünce büyüsün yaşasın özgür
Işıktır, umuttur tüm dileklerde
Büyüsün yürüsün sencileyin hür
Gönlünce büyüsün yaşasın özgür!.. (1)

BİR BEŞİKTE ÇAĞ UYUR

Güz mevsimine gebe
Bir kez daha bağ uyur

Güvercinler yuva kurar
Kar altında dağ uyur

Bırakın mutlu yaşasın
Bir beşikte çağ uyur
Her zaman öyle değil
Ölü değil, sağ uyur

Fatih, Edison, Kemal
Koynunda Gülbağ uyur... (2)

SENDEN UZAKTA

Bu bayram bir başka geçti
kuşların uçuşu bir ayrı
Sokaklar kalabalık lâkin dar
Çocukların sevincine örnek yok
Kelebekler bile yalnız
Göğün mavisi bile karamsar
Yaprakların yeşili
Artık eskisi gibi değil
Anneciğim diyemedim beni sar
Sendin evlerde ocak
Anne kucağı sıcak
Senden uzaklardayım
Bu bayram yine sensiz
Kilometrelerce fersah fersah
Senden çok uzaklarda yapayalnız
Kimsesiz
Anne saçı yumuşak
Mutluluğa bir duvak
Güzel annem, canım annem
Ne olur beni bağışla
Dostum arkadaşım birtanem
Bir bayram daha geçti sensiz
Mezarına bile gelemedim
Ellerim böğrümde kaldı
Çaresiz
Bayramlar güzel durak
Her çocuğa bir Burak
Bayram sabahında aydınlık gülü
Seni bir kez daha andım gönlümce
Ak saçlı, nur yüzlü, baş örtülü
İçten okudum birkaç Fatiha sadece
Anneciğim benden uzak, kara toprakta
Bu bayram böyle geçti muratsız
Yapayalnız... Senden uzakta...
Annem içimde bayrak
Öğünsün kara toprak... (3)

(1) GÜLER Abdülkadir, BEŞPARMAK K.S.D. Sayı:74 s.31 Temmuz-Ağustos 1996
(2) GÜLER Abdülkadir, Harran'da Atatürk Çiçeği, s.22 Doğruluk Matbaası, İzmir-1986
(3) GÜLER Abdülkadir, BEŞPARMAK A.K.S.D. Cilt:2 Sayı:11 s.9 / Temmuz 1990

a_blum12.gif

"KARIN YAKTIĞI YÜREK"

"Karın Yaktığı Yürek" birçok çevrenin "Söke'nin sesi" olarak nitelediği şair Güler'in "Yaz Güneşi / Bengisu-Şiirler" (1) adlı kitabının 82. sayfasında yer alıyor. Daha birkaç benzeriyle birlikte bu şiir, Güler'in şiir dünyasında farklı köşe taşlarının da olduğunu gösteren örneklerden biridir.
Okuyalım:

KARIN YAKTIĞI YÜREK

Gece ayazında bir dişi yılan
Kan soluyor kedi
zehir zemberek
Ak topuklu kısrak
Bitmeyen kilometrelerde
Soluk soluğa
Yayan yapıldak.

Ve Harran Ovası'nda
Bir başka küheylan
Çöllerde, Ceylanpınar'da
Bir yaralı ceylan
Karın yaktığı yürek
Gece ayazında bir dişi yılan

A. GÜLER

Şiirde çok kareli ya da bakana ve bakılana göre değişen bir resim var. Resmin çizgilerini ve renklerini doğru yorumlayabilirseniz; rakipler veya rakibeler arasındaki "kavga"yı seçebilirsiniz. Şair resminin karanlık noktalarını önadlar (sıfatlar) kullanarak aydınlatıyor; ak topuklu (kısrak), yaralı (ceylan) gibi. Böyle yapmakla şair Güler, şiirin manasını kanatlandırıyor. Gizli bir kavga, rekabetten yola çıkan şair; gecenin ayazında dişi bir yılanın zehir zemberek kan soluyan bir kediyle karşı karşıya olduğunu, ötede zehir zemberek (yerinde duramayan) bir kısrağın, soluk soluğa sonsuz kilometrelerce koşmasını anlatıyor. Bence zehir zemberek hem kediye, hem de ak topuklu kısrağa ait bir kurmaca. Her şeyin bittiğini sandığınız bir anda; dişi yılanla kediden atik olanı, ötekini yenecek, bitmeyen kilometrelerle yarışan kısrak da ya çatlayarak, ya da finiş çizgisini aşarak şampiyonluğa ulaşacaktır.
Görüyorsunuz; şiirin ikinci kısmında, "Harran Ovası" var. Bu tamlama bana "Harran'da Atatürk Çiçeği, Şiirler-1986" adlı kitabını hatırlattı. İşte bu ovada, "bir başka küheylan" daha var. O, bir yaralı ceylandır; kâh çöllerde, kâh Ceylanpınar'da, karın yaktığı yüreğiyle, gecenin ayazında bir dişi yılan gibi dolanıyor. Ayaz, yılan için zorluk demektir. Seven insan da (yaralı ceylan), aslında dört yanından, zorlukla kuşatılmamış mıdır?

Kalemine bereket, şair! Görüyorum, yazdıkça açılıyor, giderek de okuyucunu aydınlatıyorsun. Bu nokta önemli, bu nokta öne çıkmalı. Öncü çıkışlarıyla Sökeli birçok sanatkâra örnek olan Abdülkadir Güler'i kutluyorum.
On beş eserin altına imza atmak kolay mı, sanıyorsunuz?

Oyhan Hasan BILDIRKİ


(1) Yaz Güneşi / Bengisu-Şiirler
Abdülkadir Güler
114 Sayfa-Nisan 2004
Cumhuriyet Ofset Söke
Söke Ekspres Gazetesi,
Yıl: 42 Sayı: 12687
29 Temmuz 2004 Perşembe

İLK ESERİ; DİCLE KÖPRÜSÜ

Dicle Köprüsü, Abdülkadir Güler'in ilk şiir kitabıdır. 12x16 ebadındaki kitap, 36 sayfadan ibarettir. Sırtı dikişli değil. Çaba Yayınları'nın 9'uncu kitabı olarak, Ankara Basım ve Ciltevi'nde 1970 yılında basılmıştır.
Kitaba yazdığı "Dicle Köprüsü Hakkında Birkaç Söz" başlıklı yazısında Halil Soyuer; "Abdülkadir Güler, henüz zamanın elindedir. Sanatının örsünde dövüle dövüle mutlaka kıvamına gelecek, o zaman ondan daha güçlü şiirler beklemek hakkımız olacaktır." değerlendirmesini yaparken; "Çaba, Abdülkadir Güler'i Türk Edebiyatı'nın vefalı kucağına bırakmıştır." (1) diye de ekliyor.
Kitapta 30 şiir var. bu şiirlerden bazıları; Nihat Aşar'a, A. Fuat Azgur'a, Arif Nihat Asya'ya, Halil Soyuer'e, Şevki Öcal'a, şairin kendi oğlu ve kızı Mehtap'a ithaf edilirken, bazıları da doğrudan; "Mevlânâ", "Tarancı'ya" ve "Türkmen Kızı" adlarını taşıyor. Şair, kafiyeli şiir yazmayı seviyor: "gül-LER İÇİNDE, tül-LER İÇİNDE, el-LER İÇİNDE" gibi.

ŞARK GELİNİ
Nihat Aşar'a

İmpalada bir gelin; al al güller içinde
Baştan tırnağa kadar gümüş tüller içinde
Arife tarif olmaz; gören bin kerre ölür
Dili güzel, boyu güzel, ne yazık eller içinde...
(Sayfa 8)

Hece ölçüsünü de seven şair, örneklediğimiz bu şiirin ilk üç mısrasında 14'lü hece ölçüsünü uygularken, son mısrada hece sayısını 16'ya çıkarıyor. Titiz değil fakat herhâlde Güler, daha çok anlatmak istediğine önem veriyor. Şair, düşüncelerini yoğunlaştırdığı şiirlerinde daha çok dörtlük, kıt'a, rubai nazım şekillerini uyguluyor, hece ölçüsüne de önem veriyor.

HAYRET
Dün dünya'ya bağlanan
Bu gün musalla taşında.
Dün fakirliğine ağlanan
Bu gün kasa başında... (Sayfa 26)

Bu kitaptaki şiirlerinin tamamını incelediğimizde, henüz kendisini, kendi kişiliğini bulmaya başlayan şairin üzerinde Cahit Sıtkı Tarancı ile Necip Fazıl Kısakürek'in, Mevlânâ'nın, az da olsa Yahya Kemal'in etkili olduğunu görüyoruz. Yine bu şiirlerde "doğulunun" ayak izleri var; Hoş Memo, Koçero gibi.

GECE VE BEN

Yıldızlar çöktü, gitti saat geldi yarıma
Cinler ile periler oynadılar, durdular
Ve gecenin ağırlığı düştü omuzlarıma
Gecenin karanlığı sessiz, dilsiz ve sağır
Duvarda yankılar saatın tiktakları
Ey saat yeter artık bana cinleri çağır.
Gecenin karanlığı koskocaman bir yüktür
Cinler yok oldu gitti, uykuda sardı bizi
Gâyri yatalım ey dost; yarına Allah büyüktür.
Yıldızlar çöktü gitti, saat geldi yarıma;
Ve gecenin ağırlığı düştü omuzlarıma...
(Sayfa 20)

Şair, öğretmen oluşunun verdiği etkiden olacak, bazı şiirlerini özel günler ve anmalar üzerine kurmuş: Şehitlik (Sayfa 10) "Diyarbakır Hava Şehitlerine", 18 Mart (Sayfa 32) "Çanakkale Savaşının 54. Yıldönümü Münasebetiyle" örneklerinde olduğu gibi.
Arka kapaktaki "Hal Tercümesi"nden; Diyarbakır Mücadele Gazetesi ile İslâm, Hilâl, Oku, Tohum, Tarla, Toprak, Hareket ve Çaba dergilerinde de şiirler yazdığını öğrendiğimiz şairin "yakında basılacak kitapları" arasında; Ak Mevsimler, Eylül Sonrası ve Gece Duâsı gibi şiir kitabı isimlerine yer verilmesine rağmen, nedense şimdiye kadar bu kitaplar basılmadan, Abdülkadir Güler, birden bire "Harran'da Atatürk Çiçeği" adlı kitabıyla karşımıza çıkıyor. (2)
Daha çok toplumsal yanının ortaya çıktığı Dicle Köprüsü'nde şair, kitaba adını da veren şiirde şöyle sesleniyor;

DİCLE KÖPRÜSÜ

Sen asırlık köprü
Dicleye kara örtü
Ve sen on gözlü
Onuda yaşlı
Üzülme üzülme
Diclenin ardına

Ağlama
Ağlama yalnızlığına
Sanma ki sen
Dünyada teksin
Bir Galâta Köprüsü
Bir Birecik Köprüsü
Çin'in Kuvay Köprüsü
Ve de Londra Köprüsü
Bunlarda senin kadar
Dertli, kederli, elemli
Belki daha çileli

Aksın Dicle
Sabreyle
Bütün köprüler böyle (Sayfa 5)

Zergân Suyu'nda (Sayfa 6) ise, o zaman için boşuna akıp giden sularımız adına eleştiri oklarıyla Ankara'yı da uyarıyor:

Uyu ANKARA uyu
El aldı, ele gitti, tâ Habur'a karıştı
ZERGÂN SUYU...

Kitapta yer yer dizgi ve kelime hataları var: Kuvay, görki, hepside, koçero, elektirik, tümsaatlerde gibi.
Bu kitabıyla Çaba Yayınları'nın "zamanın eline bıraktığı" Güler'in şu duasına biz de katılıyoruz:

"Sular olsun bulut bulut
Çıksın dağlara dağlara
Yağmur gelsin umut umut
Yağsın bağlara bağlara" (Duâ, sayfa 24)

Oyhan Hasan BILDIRKİ

(1) GÜLER Abdülkadir, Dicle Köprüsü / s.3 Çaba Yayınları Ankara-1970)
(2) GÜLER Abdülkadir, Harran'da Atatürk Çiçeği-Doğruluk Matbaası, İzmir-1986

DİĞER KİTAPLARI İÇİN ELEŞTİRMENLER NE DEDİLER?

"HARRAN'DA ATATÜRK ÇİÇEĞİ, Abdülkadir Güler'in ikinci şiir kitabıdır. Yurdumuzun birçok sanat, kültür, edebiyat dergi ve gazetelerinde yer alan Abdülkadir Güler, bu ikinci eseriyle sanat dünyasında gündeme gelecektir.
Özellikle de, Anadolu insanının acılarını, dertlerini ve sevinçlerini yapıcı, birleştirici, bütünleyici, millî birlik ve beraberlik içinde yaşayan bir Türkçe ile dile getirme çabası içindedir. Şiirleri okunduğu zaman mısralardaki imaj zenginliği, yaşama sevinci, ozanca duygulu oluşu, iklim coğrafyasının genişliği ve sıcaklığı da görülecektir." (1)

"Harran'da Atatürk Çiçeği'ni sevdim... Zevkle okudum. İsminiz sanatçılar arasında yabancı değil. Kitabınızın özellikle "Durun Çocuklar", "Cemre Düşecek Sulara" ve "Gök Mavisi İkindide" şiirlerinizin altlarını çiziyor, başarılar diliyorum."
(Bekir Sıtkı Erdoğan'nın 01.01.1990 tarihli mektubu'ndan)
"Ama onu yıllar sonrasına götürecek unutulmayacak bir eserinden söz etmek istiyoruz. Ege, yazar ve şairleriyle dikkat çekerken, Sayın Abdülkadir Güler de Harran'da Atatürk Çiçeği adlı kitabıyla öne çıkıyor." (2)

"MARDİN FOLKLORU, dinî inanışlar, batıl itikatlar, doğum, ölüm, bayram, kirvelik, yılbaşı, mevlit, evlenme, acı kahve (mırra) gelenekleri, halk türküleri, halk edebiyatı; halk oyunları, kan davaları; giyim kuşam, tandırcılık, yöre mutfağı; dövmeler, el sanatları, esnaflar, masallar, çocuk oyunları gibi konuların yazarın kendine özgü anlatımıyla kaleme alındığı yararlı bir çalışma. Özellikle belli gelenekler üzerinde yoğunlaşıp monografiler hazırlayacak araştırmacılar için bol ve özgün malzeme içermesi de var oluş sebebini çok güzel izah edebiliyor." (3)

"Folklor, yaşadığımız hayatın fotoğrafı. Hattâ fotoğrafın kare kare anlatamadıklarının, yazılı veya sözlü olarak anlatılmasıdır. "1946 yılında Kızıltepe'nin Esenli Köyü'nde doğan", kendisini daha çok şair olarak tanıdığımız Abdülkadir GÜLER, bu defa karşımıza; "MARDİN FOLKLORU Gelenekler-Görenekler" adlı kitabıyla çıktı.
Kitap, Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Ankara Şubesi tarafından, Kültür Yayınları dizisinin 2. kitabı olarak okuyucusuyla buluşturuldu. MAREV'i, böyle bir çalışmayı günışığına çıkardığı için baştan kutlamak istiyorum. Ayrıca MAREV, bu tutumuyla başta SÖKEV olmak üzere, ilimizdeki bütün "EV"lere, yapılması gereken işler konusunda da güzel bir ders veriyor. MARDİN FOLKLORU, 224 sayfalık bir araştırma-inceleme kitabı. Birinci hamur beyaz kağıda basılan kitap; "Bizde ve Dünyada Folklor, Mardin ve Yöresinde Âdetler-Gelenekler, Mardin Yöresinde Acı Kahve (Mırra), Mardin Yöresinde Söylenen Halk Türküleri, Mardin Yöresinde Söylenen Bilmeceler-Atasözleri-Mâniler, Mardin'de Tandırcılık ve Diğerleri, Mardin Tarihi, Tarihi Eserler ve Turizm" olmak üzere yedi bölüme ayrılmış. Bütün bu bölümlerde, şair Abdülkadir GÜLER'in göznuru var." (4)

Hilâl GÜLER
Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

(1) BILDIRKİ Oyhan Hasan, Harran'da Atatürk Çiçeği (Arka kapak yazısı)
(2) ÜLTEN Selim Sabit, BEŞPARMAK A.K.S.D. Sayı:3 s.20 Kasım-1989
(3) KOZ M. Sabri, Anadolu Kitaplığı / Kitap Zamanı Sayı:3 s.12 (5.06.1998) Feza Gazetecilik-İstanbul
(4) BILDIRKİ Oyhan Hasan, Okudukça-MEDYA / Yıl:2 Sayı:21 / 20-27.05.1998

Sonraki

Önceki

"Edebiyat_Deyince"deki yazıların fikri sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek veya link verilerek kısmen kullanılabilir. 17 Ekim 2005
Pazartesi